Marka tescilinde en çok merak edilen konulardan biri şu:
“Ben bu markayı yıllardır kullanıyorum ama başkası benden önce tescil ettirmiş. Şimdi marka onun mu?”
Ya da tam tersi:
“Bir markayı benden önce başkası kullanıyordu. Ben önce tescil ettirirsem hak sahibi ben mi olurum?”
Marka hukukunda bu soruların cevabı yalnızca “ilk tescil ettiren kazanır” şeklinde verilemez.
Evet, marka sisteminde tescilde öncelik önemli bir ilkedir. Ancak marka hakkının değerlendirilmesinde başvurunun tarihi kadar markanın kullanım geçmişi, tarafların faaliyet alanları ve somut olayın özellikleri de önem taşımaktadır.
İlk Tescil Ettiren Her Zaman Haklı mıdır?
Genel olarak marka koruması tescil yoluyla elde edilir ve önceki tarihli marka başvurusu veya tescili, sonraki başvurular açısından önemli bir engel oluşturmaktadır. Özellikle aynı veya aynı tür mal ve hizmetlerde daha önce tescil edilmiş ya da daha önce başvurusu yapılmış bir markayla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bir işaretin tescili mümkün değildir.
Ancak buradan:
“Kim önce başvurduysa her durumda markanın sahibi olur.” sonucu çıkarılmamalıdır.
Çünkü marka hukukunda önceki haklar, gerçek kullanım ve kötü niyet gibi farklı hukuki durumlar da dikkate alınabilir.
Önce Kullanmak mı, Önce Tescil Ettirmek mi?
Marka uyuşmazlıklarının en önemli noktalarından biri budur. Bir kişi markayı uzun süredir kullanıyor olabilir ancak marka tescili bulunmayabilir. Başka bir kişi ise aynı veya benzer markayı daha sonra kullanmaya başlamasına rağmen önce tescil ettirmiş olabilir.
Bu durumda yalnızca kullanım tarihine veya yalnızca tescil tarihine bakarak sonuca ulaşmak doğru değildir. Önceki kullanımın niteliği, kapsamı, süresi ve hangi mal veya hizmetlerde gerçekleştiği ayrıca değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla markasını yıllardır kullanan ancak henüz tescil ettirmemiş bir işletmenin, “Zaten yıllardır kullanıyorum, markayı kesinlikle koruyabilirim.” şeklinde hareket etmesi de risklidir.
Başkasının Markasını Sizden Önce Tescil Ettirmiş Olması Ne Anlama Gelir?
Bir marka başkası adına daha önce tescil edilmişse bu durum kesinlikle dikkate alınmalıdır.
Özellikle aynı veya benzer mal ve hizmetlerde faaliyet gösteriliyorsa, sonraki marka başvurusu bakımından ciddi bir risk ortaya çıkabilir.
Türk Patent Ve Marka Kurumu da marka incelemesinde işaret benzerliği ile mal ve hizmet benzerliğini birlikte değerlendirmekte ve karıştırılma ihtimalini önemli kriterlerden biri olarak ele almaktadır.
Bu nedenle marka araştırmasında sadece “aynı isim var mı?” sorusuna değil; Benzer markalar var mı? Markalar hangi sınıflarda? Hangi mal ve hizmetleri kapsıyor? Önceki marka ne zaman başvurulmuş? Markalar arasında karıştırılma ihtimali var mı? Önceki kullanım iddiası bulunuyor mu? gibi sorulara da bakılmalıdır.
Marka Tescilinden Önce Araştırma Neden Önemli?
Türk Patent Ve Marka Kurumu da marka başvurusu öncesinde marka araştırması yapılmasını özellikle tavsiye ediyoruz. Çünkü yalnızca markanın birebir aynısını aramak yeterli değildir.
Örneğin siz “LUNA” markasını almak istiyorsanız yalnızca “LUNA” ibaresini değil, benzer görünüme, sese veya anlama sahip markaları ve bunların ilgili mal ve hizmetlerini de incelemek gerekir.
İyi yapılmış bir marka araştırmasının amacı sadece markanın bugün tescil edilip edilemeyeceğini görmek değildir.
Asıl amaç:
“Bu markaya yatırım yaptığımda ileride başka bir marka sahibiyle sorun yaşama ihtimalim nedir?” sorusuna cevap bulmaktır.
Başkasının Markasını Önce Tescil Ettirdiğini Sonradan Öğrenirseniz Ne Yapmalısınız?
Böyle bir durumda markayı hemen değiştirmek veya hiçbir şey olmayacağını düşünerek kullanmaya devam etmek yerine öncelikle hukuki durum analiz edilmelidir.
Özellikle;
Marka ne zaman başvurulmuş?
Ne zaman tescil edilmiş?
Hangi sınıflarda tescilli?
Sizin kullanımınız ne zaman başlamış?
Kullanımınız hangi ürün veya hizmetleri kapsıyor?
Markalar arasında ne düzeyde benzerlik bulunuyor?
Tescil veya başvuru bakımından kötü niyet iddiası gündeme gelebilir mi? gibi sorular cevaplanmalıdır.
Somut olayın durumuna göre marka başvurusuna itiraz, hükümsüzlük veya diğer hukuki yolların değerlendirilmesi mümkün olabilir.
“Önce Tescil Ettirdim, Artık Kimse Kullanamaz” Demek de Doğru Değil
Marka tescili önemli bir hukuki koruma sağlar. Ancak tescil belgesine sahip olmak, markanın her koşulda ve sınırsız şekilde korunacağı anlamına gelmez.
Markanın hangi mal ve hizmetler için tescilli olduğu, kullanım şekli ve marka hukukundaki diğer hükümler her zaman dikkate alınmalıdır.
Ayrıca marka hakkının elde edilmesi kadar, markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerde ciddi şekilde kullanılması da uzun vadede önem taşır. Türk Patent Ve Marka Kurumu’nun kullanım ispatına ilişkin uygulamaları da markanın fiili kullanımını marka uyuşmazlıklarında önemli bir konu haline getirmektedir.
Elmas Patent ‘ten Önemli Uyarı
Marka konusunda en riskli düşüncelerden biri:
“Ben önce başvurdum, artık sorun yok.”
Bir diğeri ise:
“Ben bu markayı yıllardır kullanıyorum, tescile ihtiyacım yok.” düşüncesidir.
Oysa güçlü bir marka stratejisinde önce araştırma, sonra başvuru ve ardından düzenli takip birlikte yürütülmelidir.
Markanız için yatırım yapmadan önce aynı veya benzer markaların durumunu araştırmak, ileride yaşanabilecek itiraz ve uyuşmazlıkların önemli bir bölümünü önceden görmenizi sağlayabilir.
Başkasının markasını önce tescil ettiren her durumda kesin olarak kazanır mı? Hayır.
Tescilde öncelik marka hukukunda önemli bir ilkedir; ancak marka uyuşmazlıklarında yalnızca tescil tarihine bakılmaz. Önceki kullanım, markaların ve mal/hizmetlerin benzerliği, kötü niyet ve diğer hukuki koşullar da değerlendirmeye alınabilir.
Bu nedenle bir markayı kullanmaya başlamadan veya markanıza ciddi yatırım yapmadan önce kapsamlı bir marka araştırması yaptırmak büyük önem taşır.
Markanızı tescil ettirmek kadar, tescil ettirmeden önce doğru araştırmayı yapmak da önemlidir.
Elmas Patent olarak marka araştırması, marka tescili ve marka itiraz süreçlerinde işletmelerin markalarını daha güvenli şekilde korumalarına yardımcı oluyoruz.
0554 156 80 90
info@elmaspatent.com


