Markanız Başkasına Aitse Web Sitenizi ve Sosyal Medyanızı Değiştirmek Zorunda Kalır mısınız?

Bir marka oluşturmak yalnızca bir isim bulmaktan ibaret değildir. Marka belirledikten sonra web sitesi açılır, sosyal medya hesapları oluşturulur, logo ve ambalajlar hazırlanır, reklam çalışmaları yapılır ve zaman içerisinde markaya ciddi bir yatırım yapılır.

Ancak bazen işletmeler, markalarını kullanmaya başladıktan sonra önemli bir sorunla karşılaşabilir:

Tescilsiz olarak kullandıkları markanın aynı veya benzerinin başka bir kişi adına tescilli olduğunu öğrenmek.

Bu durumda işletme sahibinin aklına hemen şu sorular gelir:

“Markamı değiştirmek zorunda mıyım?”
“Web sitemi kapatmam gerekir mi?”
“Instagram hesabımı değiştirmeli miyim?”
“Yıllardır kullandığım markayı artık kullanamaz mıyım?”

Bu soruların cevabı her durumda aynı değildir. Çünkü bir markanın başkası adına tescilli olması tek başına bütün durumları aynı hukuki sonuca bağlamaz. Markaların benzerliği, tescilli oldukları mal ve hizmetler, tarafların faaliyet alanları, kullanım biçimi, önceki kullanım ve diğer hukuki şartlar hep birlikte değerlendirilmelidir.

Başkasının Markasını Kullanmak Ne Anlama Gelir?

Marka, bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan önemli bir fikri mülkiyet hakkıdır.

Bir markanın TÜRKPATENT nezdinde tescilli olması, marka sahibine tescil kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından önemli bir hukuki koruma sağlar.

Bu nedenle yeni bir marka kullanmaya başlayan işletmenin yalnızca istediği ismi daha önce başkasının kullanıp kullanmadığına bakması yeterli değildir.

Asıl önemli sorulardan biri şudur:

Bu marka veya benzer bir marka daha önce tescil edilmiş mi?

Çünkü markaya yatırım yapmaya başladıktan sonra karşılaşılan bir marka uyuşmazlığı, işletme açısından yalnızca hukuki bir problem değil, aynı zamanda ciddi bir ticari maliyet oluşturabilir.

Markanız Başkasının Markasıyla Aynıysa Kesinlikle Değiştirmeniz mi Gerekir?

Hayır. Ancak ciddi bir hukuki risk söz konusu olabilir.

Örneğin siz “ABC” markasıyla ayakkabı satıyorsunuz.

Başka bir şirket de “ABC” markasını gıda ürünleri için tescil ettirmiş olabilir.

Burada yalnızca markanın aynı olması üzerinden doğrudan “markanızı değiştirmek zorundasınız” sonucuna ulaşmak doğru değildir.

Çünkü marka koruması belirli mal ve hizmetler bakımından değerlendirilir.

Buna karşılık siz de aynı veya benzer mal ve hizmetlerde faaliyet gösteriyorsanız ve markalar arasında tüketicilerin işletmeler arasında bağlantı kurmasına yol açabilecek düzeyde bir benzerlik bulunuyorsa risk önemli ölçüde artabilir.

Bu nedenle marka uyuşmazlıklarında sadece “isim aynı mı?” sorusuna bakılmaz.

Aynı Marka Farklı Sınıflarda Kullanılabilir mi?

Marka sahiplerinin en çok merak ettiği konulardan biri de budur.

Markalar Nice Sınıflandırması kapsamında belirli mal ve hizmetler için tescil edilir.

Örneğin bir marka;

25.sınıfta giyim ürünleri,

30.sınıfta gıda ürünleri,

41.sınıfta eğitim veya eğlence hizmetleri

gibi farklı alanlarda tescil edilebilir.

Bu nedenle bir markanın başka bir kişi adına tescilli olduğunu gördüğünüzde yalnızca marka adına bakmak yeterli değildir.

Markanın hangi sınıflarda ve hangi mal veya hizmetler için tescilli olduğu mutlaka incelenmelidir.

Ancak burada önemli bir nokta daha vardır.

Mal ve hizmetler farklı sınıflarda bulunuyor diye otomatik olarak hiçbir risk bulunmadığı da düşünülmemelidir. Mal ve hizmetler arasındaki ilişki, markaların benzerliği, markanın tanınmışlığı ve somut olayın diğer özellikleri de değerlendirmeye alınabilir.

Dolayısıyla “sınıflar farklı, sorun yok” şeklindeki yaklaşım da her dosyada doğru değildir.

Web Sitenizi Değiştirmek Zorunda Kalır mısınız?

Markanızla ilgili bir uyuşmazlık ortaya çıktığında web siteniz de inceleme konusu olabilir.

Özellikle marka;

Domain adında,

Web sitesinin başlığında,

Ürün sayfalarında,

Reklam metinlerinde,

Sosyal medya bağlantılarında,

Online satış kanallarında kullanılıyorsa markanın fiili kullanım biçimi değerlendirilir.

Ancak başka bir kişinin aynı veya benzer markayı tescil ettirmiş olması, her durumda web sitenizi derhal kapatmanız gerektiği anlamına gelmez.

Öncelikle karşı tarafın marka hakkının kapsamı ve sizin kullanımınız arasındaki ilişki analiz edilmelidir.

Eğer ciddi bir marka hakkı ihlali riski bulunuyorsa, web sitesi ve dijital iletişim kanallarındaki marka kullanımının değiştirilmesi veya yeniden yapılandırılması gündeme gelebilir.

Bu nedenle marka uyuşmazlığı ortaya çıktığında ilk yapılması gereken işlem web sitesini kapatmak değil, hukuki durumun doğru şekilde tespit edilmesidir.

Instagram ve Diğer Sosyal Medya Hesaplarını Değiştirmek Gerekir mi?

Markanın sosyal medyada kullanılması da marka hakkı bakımından önem taşıyabilir.

Örneğin işletmeniz;

@abcmarka

kullanıcı adıyla Instagram’da faaliyet gösteriyor olabilir.

Ancak başka bir işletme “ABC” markasını aynı veya benzer mal ve hizmetler için tescil ettirmiş olabilir.

Bu durumda sosyal medya hesabının yıllardır kullanılıyor olması tek başına yeterli bir güvence oluşturmaz.

Özellikle;

Profil isminde marka kullanılıyorsa,

Ürün veya hizmet satışı yapılıyorsa,

Reklam veriliyorsa,

Marka üzerinden müşteri çekiliyorsa,

Tüketiciler açısından iki işletmenin bağlantılı olduğu izlenimi oluşabiliyorsa marka hakkı açısından risk değerlendirmesi yapılmalıdır.

“Ben Bu Markayı Daha Önce Kullanıyordum” Savunması Geçerli mi?

Bu, marka uyuşmazlıklarında oldukça önemli bir konudur.

Bir işletme markayı uzun süredir kullandığını ve markaya yatırım yaptığını ileri sürebilir.

Ancak “Ben önce kullandım” demek tek başına her uyuşmazlığı çözmez.

Önceki kullanım iddiasının;

Ne zaman başladığı,

Hangi ürün veya hizmetlerde gerçekleştiği,

Kullanımın ne kadar süre devam ettiği,

Kullanımın ticari ve ciddi nitelikte olup olmadığı,

Kullanımın hangi belgelerle ispatlanabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle marka kullanımına ilişkin eski faturalar, kataloglar, reklamlar, internet sitesi kayıtları, sosyal medya içerikleri, ürün ambalajları ve benzeri ticari deliller önem kazanabilir.

Başka bir ifadeyle, markayı uzun süredir kullanıyor olmak önemli olabilir; fakat önceki kullanımın hukuki sonuç doğurup doğurmadığı somut olay üzerinden incelenmelidir.

Markanızı Tescil Ettirmediyseniz Risk Daha da Artabilir

Bir marka oluşturup yıllarca kullandıktan sonra tescil başvurusu yapmak işletmelerin sık yaptığı hatalardan biridir.

Örneğin bir girişimci;

2022 yılında marka ismini belirler.

2023 yılında web sitesini açar.

2024 yılında sosyal medya reklamlarına başlar.

2025 yılında mağaza açar.

2026 yılında marka tescili için başvurur.

Ancak bu süre içerisinde aynı veya benzer markanın başka bir kişi tarafından daha önce tescil edildiği ortaya çıkabilir.

Bu durumda işletmenin markaya yaptığı yıllık yatırımın tamamı risk altında olabilir.

Özellikle markanın;

Tabela,

Ambalaj,

Reklam,

Sosyal medya,

Web sitesi,

E-ticaret platformları,

Bayi ağı üzerinden yoğun şekilde kullanıldığı sektörlerde marka değişikliği ciddi maliyetlere neden olabilir.

Bu nedenle marka tescilinin işletmenin büyümesinden sonra yapılacak bir işlem olarak görülmemesi gerekir.

Markanızın başka bir kişi adına tescilli olduğunu öğrendiğinizde “Markamı hemen değiştirmem gerekiyor” veya tam tersine “Ben yıllardır kullanıyorum, hiçbir şey olmaz” şeklinde iki uç yaklaşım da doğru değildir.

Öncelikle;

Hangi sınıflarda tescilli?

Hangi mal ve hizmetleri kapsıyor?

Markalar ne kadar benzer?

Tarafların faaliyet alanları aynı mı?

Önceki kullanım var mı?

Markanın tanınmışlığı veya ayırt edicilik düzeyi nedir? gibi soruların cevaplanması gerekir.

Marka uyuşmazlıklarında doğru strateji, markanın tüm hukuki ve ticari geçmişinin birlikte değerlendirilmesiyle oluşturulabilir.

Elmas Patent olarak marka araştırması, marka tescili, marka izleme ve marka uyuşmazlıkları alanlarında işletmelerin markalarını güvenli ve sürdürülebilir şekilde yapılandırmasına yardımcı oluyoruz.

Markanıza yatırım yapmadan önce, markanızın hukuken ne kadar güvende olduğunu öğrenin.

📞0554 156 80 90

📧info@elmaspatent.com

Kategori: Blog
Etiket: Blog

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu alanı doldurun
Bu alanı doldurun
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
Devam etmek için şartları kabul etmelisiniz